shocking

Attım gitti…

Bir insanın en çok istediği şeylerden biridir bir düşünceden kurtulmak. Çoğu zaman yapamayız. Bunun sebebi psikolojik olsa da, insan gücünün neler yapabildiğine defalarca şahit olmuşuzdur. Ben şimdi size “Sakın kırmızı bir elma düşünmeyin” desem ne yaparsınız? İster istemez düşünürsünüz tabii. Ancak söz konusu unutulması gereken isimler ve anılar olunca, bu işi hızlandırmak sizin elinizdedir; tabiiki bu şahsi fikrim.

Hiç olmadık zamanlarda gelen bu gereksiz düşüncelere sahiptim uzun zamandır. Her ne kadar hayatımın akışını etkilemesine izin vermesem de, insanoğlu olduğum için bi’anda kendimi onları düşünürken buluyorum. Bunun bir çaresi olarak tamamen kendimi kontrol etmeyi öğrendim son bi’kaç ayda. Çünkü bu konu üzerine uzun uzadısıya düşündüm. Bak yine düşünmek dedim =)) Neden olmasın? dedim. Hallettim sonunda. Kafamdan istemediğim bir düşünceyi onun yerini alacak daha güzel bir anı ile değiştiriyorum. Dolayısı ile pavlovun köpeği gibi, ne zaman eski düşünce dilime, beynime hücum edecek olsa, bi’anda yerine koyduğum düşünce beliriveriyor. Kendi kendine bir defans mekanizması yani. Ne güzel değil mi?

Evet ben de güzel buluyorum. Daha güzel olan şeyleri düşünmeyi, daha yararlı şeylere kafamda yer vermeyi, deyim yerinde ise, aklımda çiçekler açmasını, yangınlar olmasına yeğeliyorum. Hayat akıp gidiyor. Durduramadığımız tek şey zaman olunca, her saniye değerini bir sonrakinden ödünç alıyor. Hayatım bu zaman borçlanması ile akarken, benliğime ve ruhuma bir şekilde bunun borcunu ödemek zorundayım. Bunu da yukarı kısmı besleyerek başarıyorum. Aksi taktirde iffet ile baktığım insanlardan farkım kalmıyor. beni ben yapan bu düşünceler, bu yazdıklarım ve nice buraya yazamadıklarım.

Sizden kurtuldum kötü düşünceler, yersiz ve gereksiz anılar. Bilginiz olsun.

Kıssadan hisse.

Görüşürüz anacım, baaaaaaay.